13 Ocak 2009 Salı

sevdakâr çelik**/telefonda kadim bir dost sesi*
Sevgili arkadaşım Öğretmen Ali KARAKAŞ ,
tam 40 yıl sonra;
telefonun öbür ucundan ses katıyor geceme...sevinç ve mutluluk katıyor.
fotoğrafta-Öğretmen arkadaşım sevgili Ali Karakaş(1) ile * Sevdakâr Çelik (2) _o7.o1.1971_Göldalı Köyü...


  1. vakit gece...
    sokaklarda el ayak çoktan çekilmiştir.
    bu saatte kapı çalınmaz... çalınsa da hayra yorulmaz...
    *çalışmak, yazıp çizmek için iyi bir zaman...
    "bumerang" adını verebileceğimiz bir karikatür çalışmasıyla uğraşmaktayım... bir an önce tamamlayıp, gün devrilmeden siteye kaydetmeliyim.
    *
    vakit gece...
    takvimler 10 Ocak 2oo9'u işaret ediyor.
    saat- 22.00 suları...
    üzerinde çalıştığım karikatüre yoğunlaşmış, her türlü sese kapatmışım kendimi... televizyondaki sesi çoktan kanıksamışım... "duymuyorum bile." dersem, yeridir.
    ... ve neden sonra telefonun çaldığını ayrımsıyorum.
    "-Buyrun.!." diyorum... / televizyonun sesi telefondaki neşeli sese karışıyor.
    Yeniden, "Buyrun efendim.!" diyor, kendimi tanıtıyorum...
    *
    Karşımdaki, işi şakaya vurmuş; adını söylemiyor, "Tanımadın mı.?" diye soruyor...
    Sonrasında / beni fazla zora sokmadan, "Ben Ali Karakaş..." diyor.
    "Vaaay.!. Can dost, sevgili dost, Ali'ciğim, canım benim.!." biçiminde ve yüksek volümlü sözlerle; bu vefalı dostun sesine ses katıyorum.
    *
    Anlatılmaz sevinçler içindeyim... Beklenmedik bir zamanda değerli bir dost sesi duymak ne demektir / bilen bilir.
    ***
    1969-1970 Öğretim Yılında, Öğretmen Okulu'nu bitirmişim.
    Kars'ın Çıldır ilçesine (şimdi Arpaçay'a) bağlı olan Göldalı Köyüne atanmışım.(1970-71)
    Müdürlüğünü Medet Karakaya'nın yaptığı okulda Ali Karakaş da öğretmendir. Bir de ben ekleniyorum bu sayıya... Toplam üç öğretmeniz.
    Değerli ve güzel dostlardır buradaki meslektaşlarım.
    Mutlulukla anımsadığım günler yaşamışız birlikte...
    Aynı tastan su içmişiz... sevinçlerimiz de olmuş, hüzünlerimiz de.
    *
    Yüreğimde özel ve önemli bir yere sahip olan bu değerli meslektaşlarım gibi, sevgi dolu köy halkını ve öğrencilerimizi -kırk yıl geçse de aradan- unutmamış, hasretlerle anmışız...
    *Benzer duygulara sahip olduğu için sevgili Ali, Bursa'da katıldığı yemekli bir gece toplantısında -geceye katılan bir dosttan- telefon numaramı edindiğini ve ilk fırsatta da aradığını açıklıyordu.
    ***
    Üç çocuğundan ikisinin öğretmen olduğunu, birinin de üniversite eğitimi gördüğünü belirtiyordu.
    ... geçmişten bugüne, bugünden geçmişe yelken açarak çok şey konuştuk.
    *
    "E-Posta adresimi vereyim, bana evlatlarınla çekilmiş fotoğrafını gönder." ricasında bulundum.
    "İnternet işleri bana göre değil, bak kızımı vereyim... meslektaşımızdır... sen gerekli bilgileri ona ver.!." dedi, tatlı bir gülüşle...
    *
    Kadim bir dostun evladıyla konuşuyor olmak, ayrı bir duygu.
    *
    Ali arkadaşımın kızı Perihan; oldukça nazik, tebessümlü, saygılı ve sevgi dolu bir sesle konuşuyor.
    Babacığının mesleğini seçmiş...
    Öğretmen...
    "Babası gibi saygın bir öğretmen olacağı inancı ve dileğiyle.." başarılar diliyorum Ali arkadaşımın sevgili kızına...
    *
    Kısa birkaç sözden sonra, /-Aile fotoğrafı gönderilmesi dileğiyle-/ e-posta adresimi yazdırıyorum...
    *
    Telefon görüşmemizden kısa süre sonra posta kutuma bakıyorum.
    Yığınla fotoğraf iletmiş Perihan... / Sağ olsun.!.
    *
    Candan aziz arkadaşımın mutlu aile fotoğraflarıyla mutluluğum çoğalıyor.
    Vefalı bir dostun aydınlattığı gecem, sevinçle sürüyor...
    .............. sevdakâr çelik
    1o.o1.2oo9 Cumartesi
    ***•(1) 13-01 -2009